Bugün - Sunday, November 19, 2017
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
Yazar Detayları

Ali KÜÇÜKKARTAL

Ali KÜÇÜKKARTAL - GÖKLERDEN GELEN KARAR

GÖKLERDEN GELEN KARAR
Yazı Tarihi: Saturday, July 15, 2017

 

14 Temmuz’da, sade bir vatandaşa anlatılsa komplo teorisi gibi gelecek en uzun, en kanlı, en alçak geceydi, 15 Temmuz gecesi…

                Aynı zamanda Türkiye sınırları içerisinde her vatan evladının can siperane meydanlara koştuğu, Çanakkale ruhunun dirildiği, Ulubatlı Hasanların her mevziye ayrı ayrı sancak diktiği de bir geceydi.

                Peki ne olmuştu da masum bir cemaat kamuflajında yıllardır saklanan Fetullah Gülen ve militanları o gece kuduz köpekler gibi vatanımızı tarumar etmeye kalkışmıştı?

                Elebaşı Gülen, bu gücü nerden ve nasıl bulmuştu?

                Bu ve buna benzer pek çok soruyu irdelemeden önce 15 Temmuz öncesi Türkiye’sine göz atmakta fayda var.

                Fethullah Gülen’in bir tehdit unsuru olduğu ilk kez resmi düzeyde 1999 yılının raporlarında karşımıza çıkıyor. O dönem Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Osman Ak tarafından hazırlanan ve Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral tarafından 1999 yılında üst mercilere gönderilen bir raporda Fetullah Gülen ve militanlarının Emniyet ve Mit’e olan sızma girişimleri madde madde yer alıyor. Ancak ne kadar ilginçtir ki bu raporla ilgisi olan kişiler o tarihte görevden uzaklaştırılırken Fetö ele başısı da aynı tarihte yurt dışına kaçıyor. Bu sonuçtan ulaştığım tek yorum aslında bu tarihten çok çok evvel Fetö’nün devletimizin pek çok kurumunda militanlarını konuşlandırmaya başladığı ve terörizm düzeyinde örgüt yapılanmasına gittiğinin apaçık göstergesidir.

Tıpkı bir ağacın içini saran ağaç kurtları misali, devletin farklı birimlerine yerleştirdikleri militanlarıyla stratejik noktaların tamamını ele geçirdiler. Bu süre zarfında Fetullah Gülen’in açıklamalarına dikkatinizi çekmek istiyorum. Zaman zaman yaptığı açıklamalarda ülkenin sinir uçları olarak tabir ettiğimiz önemli kararlarda bütün cemaatlerden farklı olarak verdiği demeçleri kısaca özetleyecek olursak;

  • Kimi zaman Atatürk’ü övecek kadar Atatürkçü,
  • Kimi zaman 8 yıllık zorunlu eğitime destek verecek kadar reformist,
  • Kimi zaman dinler arası diyalog çağrısı yapacak kadar hoşgörü sahibi,
  • Kimi zaman ise papayı ziyaret edecek kadar bukelamunsu yapısı…

 

İşte örgütün aldığı tüm bu stratejik aksiyonlar insanların zihinlerinde Fethullah Gülen ismini hep muallakta bıraktı. Böylelikle O da kuşku ve duygu istismarıyla bürokrasiyi en etkili şekilde kullanma fırsatını yakaladı…

Bir isim dışında…

O isim rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dan başkası değildir. Zira Fetö yapbozunu en ince ayrıntılarına kadar çözüp meclis kürsüsünden bunu dile getiren tek isimdir. Zira 28 Şubat sürecinde de bunun bedelini en ağır ödeyenlerden bir tanesi hiç şüphesiz rahmetli Rahmetli Erbakan Hoca olmuştur.

DAKİKA DAKİKA DARBE KRONOLOJİSİ

15 Temmuz hain darbe girişimi için hazırlıklar iki yıl önceden başlamıştı. 17/25 Aralık girişiminin başarısız olması ve öncesinde gezi olaylarıyla istedikleri kanlı parçayı koparamayan üst akıl ve onun maşası Fetö için darbe planının sahaya sürülmesi iki yıl öncesine dayanıyor. Kanaatimce aşamalı bir darbe planı hazırlayan üst akıl önce bireysel isimler üzerinden kaos kıvılcımını tetiklemeye çalıştı. Nitekim Hrant Dink cinayeti bunun en büyük örneğidir. Tek tek isimler üzerinden infial oluşturamayacaklarını anlayan üst akıl bu sefer gezi olayları ile kitlesel bir hareket başlatmak istese de fetöcü emniyet mensuplarına rağmen bu girişimde akılcıl stratejiler yoluyla güç bela engellendi.         Asırlardır pek çok farklı kavme ev sahipliği yapan anadoluyu hiçbir suni olayla parçalayamayanlar için geriye tek bir seçenek kalmıştı.

DARBE…

Saat 16:00 da Mit ‘3 helikopter ile bir faaliyet icra edileceği’ bilgisini Genel Kurmay’a iletti. Gizli tutulan hain girişimin sızması üzerine gece üçte yapılması planlanan darbe öne çekilerek saat 21:00 de uygulamaya konulmaya başlandı…

Cuntacıların 22:00 civarında ilk hamleleri Boğaziçi ve FSM köprülerinin giriş ve çıkışlarını tutarak Asya’nın Avrupa irtibatını kesmek oldu. Aynı dakikalarda başkent üzerinden havalanan jetler alçak uçuş pozisyonunda manevralar yapmaya başladı.

Jetlerin havalanmasından elli dakika sonra bir zırhlı birlik Fenerbahçe Ordu Evi’ne doru yola çıktı.

Astsubay Ömer Halis Demir bu sıralarda özel kuvvetleri teslim almaya gelen darbeci hain Semih Terzi’yi canı pahasına alnından vurdu. İşte bu hamle darbenin kırılma noktalarından bir tanesiydi. Kahraman Halisdemir tarafından başları ezilen cuntacılar bu dakikadan sonra ne yapacaklarını bilemediler.

Saat 23:00 sıralarında Çengelköy’de toplanan kalabalığa ateş etmeye başlayan asker kamuflajına bürünmüş hainler, onlarca vatandaşımızın ölümüne sebep oldu. Yine aynı zaman dilimlerinde Saraçhane civarında toplanan vatandaşlarımızın da üzerlerine ateş açıldı.,

Saat 23:03 de Başbakan Binali Yıldırım canlı telefon bağlantısıyla NTV’ye bağlanarak ‘ Ordu içinde Küçük bir grubun kalkışma girişimi’ olduğunu durumu kontrol altına almaya başladıklarını ifade etti..

Başbakanın açıklamasından sadece yirmi dakika sonra hainler Gölbaşında bulunan Özel Harekat Eğitim Merkezini bombardıman altına aldı.

23:45 sularında darbeciler Atatürk Havaalanına giderek uçuş trafiğini durdurdular… Bu esnada Genel Kurmay’dan silah sesleri yükselmeye alçak uçuş yapan F-16 tipi savaş uçaklarının ise toplanan sivil vatandaşların üzerlerine ateş açtığı görüldü…

23:50 itibariyle henüz hiç bir talimat gelmemesine rağmen iç güdüsel olarak tehlikeyi algılayan feraset sahibi aziz milletimiz sokakları akın akın tutmaya başladı. Darbeci hainlerin varlık gösterdiği her nokta adeta halk tarafından kuşatılıyor ve çok geçmeden de içeri girilerek cuntacı köpekler al-aşağı ediliyordu. Kuduz köpeklerin sahibine verilen mesaj çok netti. ‘Bu vatanı ölmeden teslim etmeyiz!’

Bazı bölgelerde tatbikat, talim yalanıyla sokağa dökülen ve hainlerin emellerinden habersiz olan bir takım erler vatandaş tarafından ikna edilerek en yakın polis noktasına yönlendirilmeye başlanmış artık ibre cuntacılardan ziyade halkı, demokrasiyi göstermeye başlamıştı. İbrenin seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tarafına döndüğünü gören bazı dış mercilerde birbiri ardına sahte kınama mesajları yayınlamaya başlamışlardı. Ne kadar acıdır ki darbenin ayyuka çıkmasının ardından sadece üç ülke ilk dakikadan itibaren Türkiye’ye yanındayız mesajı verirken bunlardan bir tanesi de Katar’dı.

Saatler 00:09’u gösterirken hainler helikopterlerden Mit binasına ateş açılmaya başlandı. Mit mensupları ise bu saldırıya, anında karşı ateş açarak direnç gösterdi. Bu çatışmalar gece boyu sürdü…

00:13 te ise TRT binasına giren darbeciler Tijen Karaş’a darbe bildirisini zorla okuttular.

Tüm bunlar olup biterken akıllarda ki tek soru Cumhurbaşkanı Erdoğan sağ mıydı? Eğer sağ ise neredeydi? İşte bu sorular eşliğinde endişeli bekleyiş sürerken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan CNN Türk’ün yayınına bağlanarak görüntülü olarak Türkiye’ye seslendi…

00:40 itibariyle okunan selalar eşliğinde Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla sokakları dolduran milyonlar ülkenin dört bir tarafında nöbet tutmaya başladı.

00:50 Kalabalık Kısıklı etrafında toplanmaya ve başkomutanı beklemeye başladı. Sağcısı solcusu Alevi’si Sünni’si Türkü ve Kürdü adeta tek vücut olmuş tüm dünyaya meydan okuyordu.

İşte bu esnada Marmaris’te kaldığı otelden ayrılan Cumhurbaşkanı Erdoğan otuz dakika gibi kıl payı olarak niteleyeceğim bir süre ile hainlerin suikastinden son anda kurtuldu. Peki, öğle saatlerinde istihbarata düşen darbe bilgisinden herkesin söylediği gibi Erdoğan haberdar edilmemiş miydi?

Hakan Fidan bu bilgiyi neden paylaşmamıştı?

Sanıldığının aksine bu bilgi çok önceden anlık olarak Recep Tayyip Erdoğan ile paylaşılmıştı. Erdoğan saat dokuza kadar olan sürede karşı operasyonları yönetebileceği bir karargâha gitmeyi planlıyordu. Ancak Erdoğan’ın otelden ayrılışı ve gelen suikast timinin zamanlaması tamamen spontane oluşan bir durumdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağının inmesiyle halkı ve hala bu ülkenin askeri ve polisi olan kuvvetleri yanına alması ise artık cuntacılar için kaçınılmaz sonun başlangıcıydı. Hainlerin ele geçirdikleri stratejik noktalar bir bir alınıyor, darbe çamuruna bulaşmış her hain tek tek derdest edilerek ülkenin kontrolü yavaş yavaşta olsa yeniden ele geçiriliyordu.

Karşı harekatın Anadolu’dan değil de İstanbul’dan yapılması manidardır. Zira, İstanbul’un temizlenmesi Cumhurun ve başkanının emniyeti için çok önemliydi. Ancak önemli olan bu noktaları ele geçirdikten sonra elde tutabilmekti. Bunun için de Ankara semalarında haince dolaşan jetlerin tek tek indirilmesi ve etkisiz hale getirilmesi gerekiyordu. İşte Hakan Fidan ve ekibinin bu esnada yaptığı şey tam olarak buydu. Ankara’nın güneş doğmadan temizlenmesi görevini, yerine getiren Fidan darbenin önlenmesinde canını ortaya koyarak durumu kontrol altına almış ve güneş doğduğunda hainleri bir bir göz altına almaya başlamıştı.

SON SÖZ!

Hani merhum Akif’in bir söz var ya ‘Allah bu ülkeye bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın’ şeklinde işte aslında o kara gecenin özeti de tam olarak bu. Adnan Menderes için yapamadık bari Erdoğan için yapalım düşüncesiyle atmış darbesinin pişmanlığını yaşayan bu millet cumhuruna ve demokrasisine sonuna kadar sahip çıkarak dünyada eşine az rastlanır bir hareketle Türkiye Cumhuriyeti tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır.

Allah bu ülkeye bir daha darbe yüzü göstermesin demokrasimiz daim huzurumuz kaim ezanlarımız gür gelecek nesillerimiz hür olsun!

15 Temmuz şehitlerini saygıyla anar bu yazı vesilesiyle minnetlerimi suanrım!

 

 

 

 

ALİ KÜÇÜKKARTAL

alikucukkartal@outlook.com

 

 

 

 
İletişim E-Posta: alikucukkartal@outlook.com - Telefon: Okunma Sayısı: 261
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

YERLİ OTOMOBİL
TAHMİNİMİZ DOĞRU ÇIKTI
BİZİM BATTI, 29 EKİM’E ÇIKAMAYACAK GİBİ…
EN KÖTÜSÜ HİÇBİRŞEY YAPMAMAK
EDEP YAHU!
ELVEDA GÜNEŞ YİNE GEL
SAVAŞLAR VE SINIRLAR
ÜRETKENLİKTE MİLLİLİK ve YERLİ SERMAYE
MAVİ BALİNA TEHLİKESİ
İnsanoğlunu anlamak zor...
KARİKATÜR ÜZERİNE
ÇEVRE KİRLİLİĞİ
BİR EVSİZİN GÖZÜNDEN
HUZUR İSTİYORUZ AMA…
GÖKLERDEN GELEN KARAR
ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE DİPNOTLARI
YAN YANA CAN CANA
Salça Show Günlüğü -1-
ŞAH&MAT
TOPRAK ALTINDA CANLI CANLI
ZEHİRLİ NEBATLAR VE KORUNMA YOLLARI
GÜZEL AHLAK
BAHAR TEMİZLİĞİ
ŞİRİN BABA
SALÇA SHOW YOUTUBE KANALI
NASIL BİLİRDİNİZ?
FETÖ İHANET TARİHİ
HALK OYLAMASININ ARDINDAN
SWOT ANALİZİ
15 TEMMUZ TEPESİ VE OKÇULARI
BAMSI BEYREK
DOST MECLİSİ
ZEMMELİ
ÜÇ FİRAVUN KRALIN HİKAYESİ
KOCA SEYİT
Sene 2006…
BİR KAHRAMANIN ÖYKÜSÜ
BİZ KATİLİZ
SAVAŞIN ÇOCUKLARI
ER NADİR
İTİMAT SİMSARLARI
Diğer Yazarlar

CUMHURİYETİN İLK BASIN DAVALARI
‘’ Hakkımızı İSTİYORUZ ’’
MENZİL TARİKATI SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TEMİZLENİYOR
SPORU YÖNETİCİLER YANLIŞ YÖNETİYOR
ALIŞTIK GALİBİYETLERİNE…!
MİLLİ EĞİTİM
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
YERLİ OTOMOBİL
AĞIR METALLER
GEREKENİ YAPIN SOLAK HOCAM
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Fatih SUSUZ
ALIŞTIK GALİBİYETLERİNE…!
İlimizi Profesyonel ligde temsil eden veuzun zaman...
Ahmet SARLIK
SPORU YÖNETİCİLER YANLIŞ YÖNETİYOR
Spor’da alt yapının önemi çok b&...
Gökhan Kocaaslan
GEREKENİ YAPIN SOLAK HOCAM
Aslında birkaç haftadır İl dışı programları...
Mustafa Özkal
ZAPTA GEÇSİN EFENDİM
"OKUMAK"ALFABEYİ SÖKENHERKESİN HARCIOLSAYDI E...
M.Emin Güzbey
ÖNCE KISACA ANLATALIM HABERAL HOCAYI...
    Mehmet Haberal. 73 yaşında. Ya...
Ahmet Işık
Bu sese kulak verelim
  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih ...
Ali KÜÇÜKKARTAL
YERLİ OTOMOBİL
  Her konuda üretim her konuda millilik...
Hüseyin ÖZHARPUTLU
MİLLİ EĞİTİM
Öğretmenlerin maalesef, müfredat gereğio...
BAHRİ BAKAÇ
‘’ Hakkımızı İSTİYORUZ ’’
‘’Dünya benim ülkem, insanla...
YAMAN TÖRÜNER
CUMHURİYETİN İLK BASIN DAVALARI
  Cumhuriyet tarihimizin ilk basın davası, ...
Rabia Güzbey
ÖNCE TÜRKİYE'YE VEFA
Bugün ele almak istediğim başka bir konuvardı...
SAYGI ÖZTÜRK (Konuk Kalem)
MENZİL TARİKATI SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TEMİZLENİYOR
Sağlık Bakanlığı, doktor olmayanların hastane y&o...
YAVUZ DONAT
Sıcak gündem
Uzatmalı Kurban Bayramı bitti...&nb...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:5607:3612:5315:3217:5219:20

Sunday, November 19, 2017
Tarihte Bugün
1990 - Avrupa Güvenlik Ve işbirliği Konferansı (AGİK) Paris Sözleşmesi
1949 - İstanbul Radyosunun Yayına Başlaması
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
3.48