Bugün - Saturday, November 18, 2017
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
 
Yazar Detayları

Ali KÜÇÜKKARTAL

Ali KÜÇÜKKARTAL - BİR KAHRAMANIN ÖYKÜSÜ

BİR KAHRAMANIN ÖYKÜSÜ
Yazı Tarihi: Monday, January 16, 2017

Valideciğim,

Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi!
Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki, armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu, bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. Tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmesi, bana, annemden gelen mektubu selamlıyor gibi geldi. Hepsi benden tarafa doğru eğilip kalkıyordu ve beni, annemden mektup geldi diyerek tebrik ediyorlardı.

Gözlerimi biraz sağa çevirdim, güzel bir yamacın eteklerindeki muhteşem çam ağaçları, kendilerine mahsus bir seda ile beni tebşir ediyorlardı. Nazarlarımı sola çevirdim, cığıl cığıl akan dere, bana validemden gelen mektuptan dolayı gülüyor, oynuyor, köpürüyordu… Başımı kaldırdım, gölgesinde istirahat ettiğim ağacın yapraklarına baktım. Hepsi benim sevincime iştirak ettiğini, yaptıkları rakslarla anlatmak istiyordu. Diğer bir dalına baktım, güzel bir bülbül, tatlı sedası ile beni teşhir ediyor ve hissiyatıma iştirak ettiğini, ince gagalarını açarak göstermek istiyordu.

İşte bu geçen dakikalar anında, hizmet eri:
-Efendim, çayınız, buyurunuz, içiniz, dedi.
-Pekala, dedim. Aldım baktım, sütlü çay…
-Mustafa bu sütü nereden aldın? dedim.
-Efendim, şu derenin kenarında yayıla yayıla giden sürü yok mu?
-Evet, dedim. Evet ne kadar güzel.
-İşte onun çobanından 10 paraya aldım.

Valideciğim, on paraya yüz dirhem süt, hem de su katılmamış. Koyundan şimdi sağılmış, aldım ve içtim.

Fakat bu sırada düşünüyorum. Ben validemin sayesinde onun gönderdiği para ile böyle süt içeyim de, annem içmesin, olur mu? Şevket neden içmiyor?

Fakat yukarıdaki bülbül bağırıyordu: “Validen kaderine küssün, ne yapalım. O da erkek olsaydı, bu çiçeklerden koklayacak, bu sütten içecek, bu ekinlerin secdelerini görecek ve derenin aheste akışını tetkik edecek ve çıkardığı sesleri duyacak idi.”

Şevket merak etmesin, o görür, belki de daha güzellerini görür.

Fakat valideciğim, sen yine müteessir olma. Ben seni, evet seni mutlaka buralara getireceğim. Ve şu tabii manzarayı göstereceğim. Şevket, Hilmi de senin sayende görecektir.
O güzel çayırın koyu yeşil bir tarafında, çamaşır yıkayan askerlerim saf saf dizilmişler. Gayet güzel sesli biri ezan okuyordu.

Ey Allah’ım, bu ovada onun sesi ne kadar güzeldi. Bülbül bile sustu, ekinler bile hareketten kesildi, dere bile sesini çıkarmıyordu.
Herkes, her şey, bütün mevcudat onu, o mukaddes sesi dinliyordu. Ezan bitti. O dereden ben de bir abdest aldım. Cemaat ile namazı kıldık. O güzel yeşil çayırların üzerine diz çöktüm.

Bütün dünyanın dağdağa ve debdebelerini unuttum.
Ellerimi kaldırdım, gözlerimi yukarı diktim, ağzımı açtım ve dedim :
-Ey Yüce Allah’ım! Ey şu öten kuşun, şu gezen ve meleyen koyunun, şu secde eden yeşil ekin ve otların, şu heybetli dağların Halkı! Sen bütün bunları Türklere verdin. Yine Türklerde bırak. Çünkü böyle güzel yerler, seni takdis eden ve seni ulu tanıyan Türklere mahsustur.

“Ey benim Yarabbim! Şu kahraman askerlerin bütün dilekleri; ism-i celalini İngilizlere ve Fransızlara tanıtmaktır. Sen bu şerefli dileği ihsan eyle, ve huzurunda titreyerek, böyle güzel ve sakin bir yerde sana dua eden biz askerlerin süngülerini keskin, düşmanlarını zaten kahrettin ya, bütün bütün mahveyle!”

Diyerek bir dua ettim ve kalktım. Artık benim kadar mes’ut, benim kadar mesrur bir kimse tasavvur edilemezdi.

Dünyanın en güzel yerleri burası imiş. Yalnız bu memleketlerde düğün olmuyor. İnşallah düşman asker çıkarır da, bizi de götürürler, bir düğün yaparız, olmaz mı?

Kadir’e mektup yazdım.

Valideciğim, evdeki senet vesaireyi kimselere kat’iyyen vermeyin ve sorarlarsa biz bilmiyoruz deyin.

Çantayı al, sandığa koy. Ben sana vaktiyle anlatmış idim., bu dünya böyledir.

Fakat sen merak etme. O parayı vermese, adliyedeki adam vermezdi. Hani nasıl aldık. Yalnız zaman ister.

Valideciğim, çamaşır falan istemem, paralarım duruyor, Allah razı olsun.

Oğlun
Hasan Etem

 

 
İletişim E-Posta: alikucukkartal@outlook.com - Telefon: Okunma Sayısı: 492
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

YERLİ OTOMOBİL
TAHMİNİMİZ DOĞRU ÇIKTI
BİZİM BATTI, 29 EKİM’E ÇIKAMAYACAK GİBİ…
EN KÖTÜSÜ HİÇBİRŞEY YAPMAMAK
EDEP YAHU!
ELVEDA GÜNEŞ YİNE GEL
SAVAŞLAR VE SINIRLAR
ÜRETKENLİKTE MİLLİLİK ve YERLİ SERMAYE
MAVİ BALİNA TEHLİKESİ
İnsanoğlunu anlamak zor...
KARİKATÜR ÜZERİNE
ÇEVRE KİRLİLİĞİ
BİR EVSİZİN GÖZÜNDEN
HUZUR İSTİYORUZ AMA…
GÖKLERDEN GELEN KARAR
ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE DİPNOTLARI
YAN YANA CAN CANA
Salça Show Günlüğü -1-
ŞAH&MAT
TOPRAK ALTINDA CANLI CANLI
ZEHİRLİ NEBATLAR VE KORUNMA YOLLARI
GÜZEL AHLAK
BAHAR TEMİZLİĞİ
ŞİRİN BABA
SALÇA SHOW YOUTUBE KANALI
NASIL BİLİRDİNİZ?
FETÖ İHANET TARİHİ
HALK OYLAMASININ ARDINDAN
SWOT ANALİZİ
15 TEMMUZ TEPESİ VE OKÇULARI
BAMSI BEYREK
DOST MECLİSİ
ZEMMELİ
ÜÇ FİRAVUN KRALIN HİKAYESİ
KOCA SEYİT
Sene 2006…
BİR KAHRAMANIN ÖYKÜSÜ
BİZ KATİLİZ
SAVAŞIN ÇOCUKLARI
ER NADİR
İTİMAT SİMSARLARI
Diğer Yazarlar

CUMHURİYETİN İLK BASIN DAVALARI
‘’ Hakkımızı İSTİYORUZ ’’
MENZİL TARİKATI SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TEMİZLENİYOR
SPORU YÖNETİCİLER YANLIŞ YÖNETİYOR
ALIŞTIK GALİBİYETLERİNE…!
MİLLİ EĞİTİM
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
YERLİ OTOMOBİL
AĞIR METALLER
GEREKENİ YAPIN SOLAK HOCAM
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Fatih SUSUZ
ALIŞTIK GALİBİYETLERİNE…!
İlimizi Profesyonel ligde temsil eden veuzun zaman...
Ahmet SARLIK
SPORU YÖNETİCİLER YANLIŞ YÖNETİYOR
Spor’da alt yapının önemi çok b&...
Gökhan Kocaaslan
GEREKENİ YAPIN SOLAK HOCAM
Aslında birkaç haftadır İl dışı programları...
Mustafa Özkal
ZAPTA GEÇSİN EFENDİM
"OKUMAK"ALFABEYİ SÖKENHERKESİN HARCIOLSAYDI E...
M.Emin Güzbey
ÖNCE KISACA ANLATALIM HABERAL HOCAYI...
    Mehmet Haberal. 73 yaşında. Ya...
Ahmet Işık
Bu sese kulak verelim
  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih ...
Ali KÜÇÜKKARTAL
YERLİ OTOMOBİL
  Her konuda üretim her konuda millilik...
Hüseyin ÖZHARPUTLU
MİLLİ EĞİTİM
Öğretmenlerin maalesef, müfredat gereğio...
BAHRİ BAKAÇ
‘’ Hakkımızı İSTİYORUZ ’’
‘’Dünya benim ülkem, insanla...
YAMAN TÖRÜNER
CUMHURİYETİN İLK BASIN DAVALARI
  Cumhuriyet tarihimizin ilk basın davası, ...
Rabia Güzbey
ÖNCE TÜRKİYE'YE VEFA
Bugün ele almak istediğim başka bir konuvardı...
SAYGI ÖZTÜRK (Konuk Kalem)
MENZİL TARİKATI SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TEMİZLENİYOR
Sağlık Bakanlığı, doktor olmayanların hastane y&o...
YAVUZ DONAT
Sıcak gündem
Uzatmalı Kurban Bayramı bitti...&nb...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:5507:3512:5315:3217:5319:20

Saturday, November 18, 2017
Tarihte Bugün
1776 - Deniz Harp Okulunun Açılışı
1922 - Uzun Köprünün Kurtuluşu
2006 - Fırtına
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
5.88