Yerelden genele
İSMAİL AKAR

Yerelden genele

Bu içerik 1865 kez okundu.

Yerel seçimlere 60 gün kaldı. Afyonkarahisar merkez, ilçe ve beldelerde adaylar netleşti. Mevcut başkanların yarıdan fazlası aday gösterilmedi. İki ay sonra mevcut başkanlar yerlerini yeni başkanlara bırakacak.

ÇOBAN ‘YOLA DEVAM’ DİYOR

Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’ı iki gün önce Gün FM’de konuk ettik. On yıl ilimize hizmet eden Çoban, bir saate yakın süren programda, bu dönemde yaşadıklarını anlattı. Yeniden aday gösterilmeyen Çoban, her ne olursa olsun, AK Parti’nin önemli bir ismi. İl Başkanlığı yaptı. Görevden alındı. Ağlayarak bu makamı teslim etti. Sonra tekrar il başkanı oldu. İl başkanlığından belediye başkanlığına aday oldu. İki dönem üst üste başkan seçildi. Son dönemde bir kez daha başkan olmak istedi. Ama olmadı. Genel merkez uygun görmedi. Çoban yerine yine Ak Parti’ye il başkanı olarak hizmet eden Mehmet Zeybek’i aday gösterdi.

‘TÜM VAATLERİMİ GERÇEKLEŞTİRDİM’

Her daim yanında olan yol arkadaşı olan Mehmet Savaş ile geldi Başkan Çoban Gün FM’e. Başkan Çoban ile sohbet esnasında vücut dilini okumaya çalıştım. Üzgündü. Buruktu. Ama küskün değildi. ‘Durmak yok yola devam’ diyordu. Avukatlık ofisi açarak siyasi çalışmalarına devam edeceği izlenimini edindim.

Anlattığı bir konu var ki bundan sonra o koltuğa oturacaklara siyaset ders olabilir düşüncesiyle paylaşmak istiyorum.

 Burhanettin Çoban, “10 yıl hizmet ettim. Tüm vaatlerimi gerçekleştirdim. Bir iki projem yasal engele takıldı. Ama onların yerine de vaatlerim arasında olmayan hizmetleri yaptım. Mesela radyolar için anten kulesi Anıtlar Kurulundan geçmedi. Kuleyi yapamadım ancak yerel radyoları kira işinden kurtardık. Yüzde 145 borçla aldığımız Afyonkarahisar Belediyesi’ni sadece 12 milyon borçla devrettik. Türkiye’de böylesine borçsuz belediye yoktur. Olsa da bir iki ancak çıkar. İki köprülü kavşak üç alt geçit yaparak trafiği rahatlamayı amaçladık” dedi.

SANKİ KENDİ AYAĞIMA KURŞUN SIKTIM

Aday gösterilmemesini, Afyon il merkezinde yapılan anket sonuçlarına bağlanmasını ‘bir anlamda kendi ayağıma kendim kurşun sıktım’ sözleriyle anlatan Başkan Çoban, “Doğrudur, yapılan anketlerde partiye oy vereceklerin oyu şahsıma oy vereceklerden fazla çıktı” dedikten sonra bunun nedenini şöyle aktardı: “Ben haftanın beş günü öğleden sonra kapılarımı halka açtım. Herkes randevusuz gelip on yıl boyunca benimle görüştü. Makama gittim Başkan ile görüşmediğim diyen bir Allah’ın kulu çıkmaz. Peki benimle görüşmeye gelenlerin talebi neydi? İş istedi. İşi olanlar ise daha iyi mevkii talep etti. Kimdi bunlar? Genelde AK Parti’li insanlar. AK Parti’nin çeşitli kademelerinde görev yapanlar evlatlarına yakınlarına iş istedi. Yapabileceklerimiz sınırlıydı. Bu taleplerin birçoğu geri çevrildi. İşte o zaman kendi partimden bana sıcak bakmayan seçmenler oluştu. Bir anlamda kendi ayağıma kendim kurşun sıktım. Ben kapıları açmasam görüşmesem talepleri dinlemesem bana kızmayacak tavır almayacaklardı. Birçok  ilde başkanın makamına böylesine rahat gidemezseniz. Sonuçta CHP’li ve MHP’li olanların yüzde 55-60’ı bana oy vereceğini söylerken kendi partilimiz Çoban’a oy yok demeye başladı.”

ADAYLARIN KULAKLARINA KÜPE OLSUN.

İşte ders alınması gereken durum bu.

Ekonomik kriz devam ediyor. İşsizlik artıyor. Hizmet ve yatırımların önüne bireysel talepler geçiyor. Geçmeye devam edecek. Bu olay şimdiden adayların kulaklarına küpe olsun.

Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’a bu şehre kattıklarından dolayı teşekkür ediyorum. Bundan sonraki yaşamında başarılar sağlık ve afiyetler diliyorum.

SUÇLAR BİREYSELDİR

Günlerdir gündemde tartışılan bir konu ile devam edelim yazımıza…

İzmir CHP Büyükşehir Adayı Tunç Soyer oldu. Tunç Soyer’in adaylığının açıklanması ile babası Nurettin Soyer’in 1980 faşist darbesinde döneminde savcılık görevinde bulunduğu ve verdiği kararlar gündeme geldi..

Peki neden?

İzmir de bu söylemler seçim sonucu etkilemez, ama başta Ankara olmak üzere baş başa seçim yarışı geçen illerde İYİ Parti de yer alan bazı ülkücülerin bu algı ile millet adayına oy verilmesinin önüne geçmek için yapılan bir siyasi manevradır bu yapılan.

Şimdi kimse babasının yaptığından sorumlu değildir.Hiç kimse kardeşinden veya evladının yaptıklarından da sorumlu olmaz. Yani suç ve cezadan bireyseldir. Ayrıca olayları o günkü şartlara göre değerlendirmek lazım ki verdiği kararları ile suçlanan o dönemin Savcısı olan Nurettin Soyer’in vatan haini olduğu günümüzde tescillenmiş olan Fetulah Gülen’i 40 yıl önce mahkum eden savcı olması ve  buna karşın mahkeme salonunda FETÖ cü bir albay tarafından yumruklandığını söylemek lazım.

HER 10 YILDA ÖRTÜLÜ ÖRTÜSÜZ DARBELER

Tüm darbelerde ağır bedeli solcular devrimciler ödedi. 12 Eylül faşist darbesinde Erdal Eren yaşı büyütüp asıldı. Binlerce solcu işkence gördü. İdam edildi. Çok sayıda insan işini, aşını, eşini kaybetti. Bazıları da yurt dışına kaçmak zorunda kaldı.  Evet ülkücülerde darbeden etkilendi ve bedel de ödedi doğru.

Ama o darbeden etkilenmeyen kesimlerde vardı. Şimdi adı FETÖ konulan Fetullah Gülenciler ile badem bıyıklılar bu darbeden etkilenmedi desek haksızlık etmeyiz.

Emperyalist ülkelerin içerdeki iş birlikçileri ile ülkenin yönetimine el konulmasıdır darbeler.

Darbe, milletin iradesine ipotek koymadır. Baskıdır. Zulümdür. Demokrasiyi askıya almaktır. Türk insanı ne yazık ki bazen alenen bazen de örtülü olmak üzere her 10 yılda darbelere maruz kalmıştır.Darbelerde yaşananları bireysellikten çıkardığımızda şu örnekleri de verebiliriz.

Mesela, 27 Mayıs darbesinde Alparslan Türkeş’in albay rütbesi ile radyodan darbe bildirisini okumuştur.12 Eylül darbesinde ise tutuklandı siyasi yasaklı hale geldi.Tıpkı Erbakan, Ecevit ve Demirel gibi.

BAKANIN ABİSİ FETÖ’DEN TUTUKLU

 Elli sene çok eski diyenlere yeni bir örnek vereyim.

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Eski Rektörü Mehmet Pakdemirli FETÖ’den tutuklu.25 Aralık ta mahkemeye çıktı. Savunma yaptı ve tutukluğu devam ediyor. Mehmet Pakdemirli Şu an Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin ağabeyidir.

Yine Dört ay önce Lahey Büyükelçiliği’ne atanan Şaban Dişli. FETÖ sanığı Mehmet Dişli’ nin kardeşidir.

Yani diyorum ki suçlar, cezalar, mükafatlar, başarılar bireyseldir. Kimse bir başkasının günahını veya sevabını sırtında taşımaz.

Yapılan eleştiriler ve yorumlar doğru düzgün olmalı ve vicdanlara sığması lazım.

Yoksa eskiyi kaşıyarak yine sen ben, biz siz diye toplum gerilmesi kimseye fayda getirmez.

Mutlu ve aydınlık yarınlara…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
5 gün dayanabildi
5 gün dayanabildi
Cinsel içerikli operasyon
Cinsel içerikli operasyon