Bugün - Saturday, November 18, 2017
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
 
Haber Detayları

TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLACAK İDDİANAME

Fethullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanmasına yönelik olarak İlimizde başlatılmış olan operasyonlar aralıksız olarak devam ederken, Silahlı Terör Örgütünün İlimizdeki yapılanması Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı ve 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen Çatı iddianamede gözler önüne serildi.

Söyleşi Haberi - Monday, January 16, 2017 - 16:08
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

Daha önce defalarca dile getirmiştik. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Müdürlüğünün ortaklaşa yürüttükleri operasyonlarda kılı kırk yarıyordu ilgililer. Sürecin ne denli hassas yürütüldüğü iddianamede açık bir şekilde görülüyor. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcısı Bayram Eray’ın her safhasında bilgi sahibi olduğu ve tüm gelişmeleri yakından takip ettiği İlimizdeki FETÖ/PDY ile ilgili soruşturmaları Başsavcı Eray’ın yetkilendirdiği Cumhuriyet Savcısı Osman Çabuk yürüttü.

Afyonkarahisar’dan Bolu’ya Emniyet Müdürü olarak tayin olan İbrahim Özel ve ardından İlimize atanan Emniyet Müdürü Fahrettin Şen’in nezaret ve yönetimlerinde yapılan operasyonları Terörle Mücadele Şube MüdürlüğüKaçakcılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüİstihbarat Şube MüdürlüğüSiber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri koordineli olarak yürüttüler.

Bu şubelere zaman zaman Asayiş Şube Müdürlüğünün destek verdiği operasyonlarda bugüne kadar toplam 1.800 civarında kişinin şüpheli olarak ifadesi alındı. Bu kişilerin tamamına yakınının ev ve işyerleri ile bağlantılı adreslerinde aramalar yapıldı. Banka hesapları, şirket kayıtları ve pek çok konuda araştırmalar yapıldı. Şu anda Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilmeleri neticesinde tutuklu sayısı 750’yi aşmış durumda.

Cumhuriyet Başsavcılığı çatı iddianame sonrasında İlimizdeki FETÖ/PDY içerisinde yer alan kişiler ile ilgili olarak farklı bir metod izleyecek. Bu çatı iddianamenin haricinde her meslek grubundaki kişiler ile ilgili ayrı ayrı iddianameler düzenleyerek Ağır Ceza Mahkemesine gönderecek. Mahkemenin incelemesinin ardından ise bu iddianameler kabul edildikçe yeni davalar birer birer görülmeye başlanılacak.

İlk çatı iddianamede özellikle bu örgütün Türkiye’deki yapılanması, amaçları, metodları ve 15 Temmuz Darbe girişimi ile ilgili ayrıntılar gözler önüne serilmekte.

Yine bu çatı iddianamede FETÖ/PDY’nin İlimizdeki İl İmamlarından bazılarına yer verildi. Bu imamların yaptıkları çalışmalar, örgütün Afyonkarahisar yapılanması ayrıntılarıyla ve şemalarla anlatıldı.

Bu Silahlı Terör Örgütünün nasıl kurulduğu, nasıl örgütlendiği, neler yaptığı ve amaçlarıyla birlikte tüm detaylar bu çatı iddianamede yer alıyor.

Örgütü tanımak ve amaçlarını anlayabilmek için bu iddianameden seçtiğimiz bölümleri Okurlarımıza aktarmaya bugünden itibaren başlıyoruz.

Her gün devam edecek bu yazı dizimizde FETÖ/PDY ile ilgili her şeyi öğrenecek, İlimizdeki yapılanmayı, işadamlarını, kamu görevlilerini, Üniversite ayağını ayrıntıları ve isimleri, banka hareketlerini, muhasebe kayıtlarını, kısaca Afyonkarahisar’da neler yaptıklarını öğreneceksiniz.

Gelin ilk önce Cumhuriyet Başsavcılığının tespitleriyle bu örgütü tanıyalım...

///

//

 

HEDEF ANAYASAL DÜZENİ ELE GEÇİRMEK

Paralel Devlet Yapılanması; Anayasanın başlangıç ve 6. Maddesine aykırı olarak hareket eden, Türkiye Cumhuriyeti egemenliğini belli kişi ve zümreler tarafından kullanılmasını amaç edinen kişilerin, devlet organları içine girerek faaliyet göstermesidir. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün, strateji ve taktiği içerisinde devlet modeline uygun bir şekilde, örgüt üyelerinin devlet içine sızmasını sağlayarak paralel bir devlet oluşturup Anayasal düzeni ele geçirmeyi hedeflemektedir.

 

TAKTİKLERİ DEĞİŞTİ, AMACI DEĞİŞMEDİ

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü 1970’li yıllardan günümüze kadar uygulamış olduğu “örgütlenme yöntemleri”, “taktik” ve “stratejiler” çerçevesinde bütüncül bir bakış açısıyla incelendiğinde; uygulanan yöntemler değişse de amacının değişmediği, temel hedefinin Türkiye'de devletin bütün Anayasal kuramlarını ele geçirmek olduğu anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda FETÖ/PDY’nın; devlet dışında kendisine bağlı bir ekonomik sistem kurma, şirket birlikleri ve konfederasyonlar kurarak zenginler kulübü oluşturma, böylelikle ulusal ve uluslararası ticarette söz sahibi olma, sınavlarda soruları hukuka aykırı yollarla ele geçirip, kendi mensuplarının sınavlarda başarılı olarak kamu kurumlarına ve etkin okullara girmesini sağlamanın yanında, ürettiği sahte belge ve delillerle örgüt mensubu olmayan kişiler hakkında adli ve idari soruşturmaların açılmasını sağlayarak devlet kadrolarından tasfiye etme ve bu kadrolara kendi örgüt elemanlarını yerleştirme yöntemlerini amacına ulaşmak için kullanmıştır.

Fetullahçı Terör Örgütlenmesi, “hizmet hareketi her yerde olmalıdır” diyerek terör örgütlerinin içine de sızmıştır. Her terör örgütünün içerisinde, siyasî partilerde, sivil organizasyonlarda, ticarî şirketlerde, bütün kamu idarelerinde bir Fetullahçı kadrolaşması bulunmaktadır. Örgüt bu kadrolarını kullanarak her şeyden haberdardır ve bütün bilgiler abilere, imamlara ve örgüt üst yönetimine aktarılmaktadır.

 

DEVLETİMİZİ ZORDA BIRAKMAYA ÇALIŞTILAR

Suriye ve Irak'ta başlayıp yayılan DAEŞ Terör Örgütüne Türkiye Cumhuriyeti'nin destek verdiği algısını yayıp bu iddiasını ispata çalışan Fetullahçı Terör Örgütü önce MİT’in milli ve insanî yardım amacıyla gönderilen tırlarında arama yapmaya kalkışmıştır.

Dışişleri Bakanlığındaki gizli Suriye toplantısını dinleyip servis etmiştir. Propaganda ve dedikodu yoluyla çatışmalarda yaralanan DAEŞ üyelerinin Türkiye'de tedavi edildiğini ve Türkiye'nin örgüte lojistik destek sağladığını, petrolünü satın aldığını ve DAEŞ örgütünün eleman toplamasına ses çıkarmadığını iddia etmiştir. Örgüt, bu konulardaki iddialarını yurt dışındaki istihbarat ve güç merkezlerine taşıyarak devleti zorda bırakmaya çalışmıştır.

 

 

HEPSİ AYNI SORUNDAN BESLENİYORLAR

Türkiye’deki terör sorununun uzun yıllar var olması terörü bir sektör haline getirmiştir. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü de bu sektörden yararlanmış, varlığını sürdürmüştür. Bu durum aynı zamanda terör örgütlerinin birbirini güçlendirmesine sebep olmuştur.

PKKHizbullah ve FETÖ/PDY gibi terör örgütleri farklı ideolojilere sahip olmakla birlikte aynı sorunlardan beslenmektedir.

PKK okul yakarak, FETÖ/PDY okullar açarak kendine eleman kazandırmıştır.

PKK Terör Örgütü, etkileyeceği, eleman kazanacağı bölgedeki kişilerin cahil kalmasını amaç edinmiş, okul yapımına karşı çıkmış ve yapılan okulları yakıp yıkmıştır. Bölge insanın eğitim ve ekonomik yönden gelişmesini engelleyerek örgütlerine eleman kazandırmıştır.

 

HER HÜCDE DİĞERİNDEN HABERSİZ

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ise, PKK Terör Örgütünün tersine, insanların dini

duygularını istismar ederek, fakirlik ve yoksunlukları gibi zafiyetlerini değerlendirerek dershaneler, okullar ve yurtlar açarak, bu kişilerde minnet duygusu oluşturup, okul ve yurtlardaki sistematik faaliyetleriyle tek tip insan yetiştirerek eleman kazanma yöntemini seçmiştir.

FETÖ/PDY Terör Örgütü Hizbullah tipi, hücresel örgütlenme modeli kullanılmıştır. Hiç bir hücre diğer bir hücreden haberdar değildir. Bu örgütlenme modelinin geliştirilmesinin sebebi, bir hücre açığa çıksa bile diğer hücrelerin faaliyetine devam ederek deşifre olmamalarını temin etmek için kullanılan yöntemdir.

 

DEVLETE ALTERNATİF DEVLET HEDEFLEDİLER

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü lideri ve yöneticilerinin, PKK, Hizbullah ve diğer sol örgütleri gibi klasik terör örgütü mantığı ile hareket etmeyerek ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını düşündüğünden mevcut sistemi yıkmak yerine, devlet modeline uygun bir örgütlenmeyle kendi çıkar ve amaçları doğrultusunda, devlete alternatif bir sistem kurmayı amaç edinmişlerdir.

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün geçmişte kalan Haşhaşi Terör Örgütünün yöntemleri ile benzerlik gösteren yöntemler kullandıkları tespit edilmiştir.

Geçmişten günümüze tüm insanlığın en zayıf yönü dindir ve ilk terör örgütü de bunu kullanmıştır. Haşhaşiler etki altına alamadıkları insanları, kendilerine muhalif kabul etmişler ve onlara “şüphe” ile bakmışlar, bazılarını da zehirli hançer ile cezalandırmışlardır. Zaten Haşhaşî felsefesinde; dâîlerle propaganda, tehdit, sindirme, psikolojik baskı, muhaliflere suikast vazgeçilmez unsurlardır. Böylece birçok idareciyi kendi saflarına çekmişler ya da onları kendilerine karşı pasif konumda tutmayı başarabilmişlerdir. Diğer taraftan insanların beyinlerini uyuşturarak akıllarını kullanamaz ve mantıklı hareket edemez hale getirmişlerdir.

Haşhaşiler; Hasan Sabbah “Allah akıl ve düşünceyle değil İmamın rehberliğiyle tanınabilir” diyerek müridlerini ilimden, bilimden ve araştırmadan uzak tutmuş, peşinden sürüklemiştir. Haşhaşîlik, İslam esaslarıyla asla bağdaşmayan bir düşünce yapısına sahiptir. İslam tarihi incelendiğinde görülecektir ki; hiçbir görüş ve mezhep Haşhaşîler kadar toplumsal huzursuzluğa, haksız, hukuksuz uygulamalara ve kan dökülmesine sebep olmamıştır. Haşhaşîlerin Müslümanlara verdiği zarar, Yahudilerin, Hıristiyanların, ateistlerin ve kâfirlerin sebep olduğu zararlardan daha büyüktür. Çünkü Müslüman halkın tüm dini duygularını istismar ederek çarpık bir din anlayışı ortaya koymuşturlardır.

 

İKİ YÜZLÜLÜK ÖRGÜT ÜYELERİNİN KARAKTERİ OLDU

Fetullah GÜLEN akıl ve düşünceden uzak, uydurma bir din anlayışı sergileyerek güya rüyalarında Peygamber Efendimizi görüp istişare ettiği, Peygamber Efendimizin kendi sohbetlerine ve Türkçe Olimpiyatlarına katıldığı gibi anlatımlarla müritlerini, ilimden, bilimden ve araştırmadan uzak tutmuş, peşinden sürüklemiştir.

FETÖ/PDY silahlı Terör Örgütü devlet içine yerleştirdikleri özellikle askeriye, emniyet ve yargı birimlerindeki örgüt üyelerine, kendilerini gizleme yöntemi olarak ima ile namaz kılma, susuz abdest alma, cuma namazlarına gitmeme, oruç tutmama gibi uydurulmuş bir din anlayışı ile İslam esasları ile bağdaşmayan bir düşünce yapısı içinde hareket etmelerini sağlamıştır.

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü, üyelerinin bu eylemleri takiye mantığı ile yaptıkları, bunu ibadet olarak gördükleri, bir müddet sonra yalan söyleme, kendilerini gizleme, iki yüzlülük örgüt üyelerinin ortak karakteri haline dönüştüğü tespit edilmiştir.

 

 

İLİMDEN, SAĞLAM İNANÇTAN KORKARLAR

Haşhaşiler; Haşhaşî yönetici ve öğretmenlerden, Hasan Sabbah, İbn Attaş, Nasır-ı Hüsrev ve diğerleri iyi bir eğitim öğretim görmüşlerdir. Hasan Sabbah’ın adamlarına söylediği,

 

İçinde çırağı olan bir eve girmeyiniz” sözü onun ilimden, sağlam inanç ve düşünceden ne kadar çok korktuğunun bir göstergesidir. Bu sebeple Haşhaşîler “Yeni Davet” sloganıyla hedef kitle olarak İslam dinini iyi bilmeyen özellikle cahil, saf, fakir fukara, yersiz yurtsuz olanlara yönelik bir propaganda takip ederek sızma, savunma ve saldırı stratejisi geliştirmişlerdir.

Haşhaşilerin kurdukları propaganda merkezleri, felsefe ve fıkıh alanlarında şöhretli üyeleriyle Haşhaşî faaliyetlerinin maddi, manevi destekçileri olmuş ve bu amaçla saraylar, kütüphaneler ve mescitlerde özel oturumlar, sohbetler gerçekleştirmişlerdir.

 

YOKSUL GENÇLERİ KENDİLERİNE ÇEKTİLER

FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgüt Lideri Fetullah GÜLEN ve üst yönetim kadrosunun kısmen dini eğitim aldığı, toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan yoksullar, hayata ezik ve yenik başlayan kesimlerin gençlerini yurt, okul, dershane, öğrenci evi gibi araçlarla kendine çekip bağımlı hale getirerek ve minnet duygusu altında onları sömürerek yıkıcı faaliyetlerde bulunmuşlardır.

Yetiştirilen sohbet hocaları tarafından verilen sohbetlerle, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü faaliyetlerinin maddi ve manevi destekçisi olmuşlardır. Legal alanda dershane, okul, yurt, dernek, vakıf ve sendikalar kurarak, buralarda özel oturumlar düzenleyerek Türkiye Cumhuriyetini tehdit eder hale gelmişlerdir.

 

Devamı yarın...

 
Anahtar Kelimeler:Fethullahçı, Terör, Örgütü, , Paralel, Devlet, Yapılanmasına, yönelik, olarak, İ,
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 1898
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Söyleşi Haberleri
AKÜ YARGILAMALARI
Kolay gelsin...
Sağlık’ta değişim...

Sağlık’ta değişim...
NEYMİŞ?
İğneli koltuklar...
VİSKİYLE EL YIKAYANLAR
GAYBUBET EVLERİ
Diğer Başlıklar

ACIRSANIZ ACINACAK HALE GELİRSİNİZ
Yer bilimleri calısması yapılmalı
İNSANLARA TEMİZ SU VERELİM
AFYON BELEDİYESİNE ÖDÜL
İĞNEYİ KENDİMİZE...
Ziyaretçisi bitmiyor
Kendi isteğimle ayrılıyorum
Şuhut vefa diyecek
BİLAL KÖSEOĞLU DÜDÜK ÇALACAK
FERHAT'A BÜYÜK SÜPRİZ
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Fatih SUSUZ
ALIŞTIK GALİBİYETLERİNE…!
İlimizi Profesyonel ligde temsil eden veuzun zaman...
Ahmet SARLIK
SPORU YÖNETİCİLER YANLIŞ YÖNETİYOR
Spor’da alt yapının önemi çok b&...
Gökhan Kocaaslan
GEREKENİ YAPIN SOLAK HOCAM
Aslında birkaç haftadır İl dışı programları...
Mustafa Özkal
ZAPTA GEÇSİN EFENDİM
"OKUMAK"ALFABEYİ SÖKENHERKESİN HARCIOLSAYDI E...
M.Emin Güzbey
ÖNCE KISACA ANLATALIM HABERAL HOCAYI...
    Mehmet Haberal. 73 yaşında. Ya...
Ahmet Işık
Bu sese kulak verelim
  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih ...
Ali KÜÇÜKKARTAL
YERLİ OTOMOBİL
  Her konuda üretim her konuda millilik...
Hüseyin ÖZHARPUTLU
MİLLİ EĞİTİM
Öğretmenlerin maalesef, müfredat gereğio...
BAHRİ BAKAÇ
‘’ Hakkımızı İSTİYORUZ ’’
‘’Dünya benim ülkem, insanla...
YAMAN TÖRÜNER
CUMHURİYETİN İLK BASIN DAVALARI
  Cumhuriyet tarihimizin ilk basın davası, ...
Rabia Güzbey
ÖNCE TÜRKİYE'YE VEFA
Bugün ele almak istediğim başka bir konuvardı...
SAYGI ÖZTÜRK (Konuk Kalem)
MENZİL TARİKATI SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TEMİZLENİYOR
Sağlık Bakanlığı, doktor olmayanların hastane y&o...
YAVUZ DONAT
Sıcak gündem
Uzatmalı Kurban Bayramı bitti...&nb...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:5507:3512:5315:3217:5319:20

Saturday, November 18, 2017
Tarihte Bugün
1776 - Deniz Harp Okulunun Açılışı
1922 - Uzun Köprünün Kurtuluşu
2006 - Fırtına
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
1.97