Bugün - Sunday, November 19, 2017
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
Haber Detayları

Yeni anayasa Türkiye için artık zorunluluktur

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, ilimizde düzenlenen "Millet Yenilmez, Türkiye Bölünmez" temalı 25. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışında konuştu.

Siyaset Haberi - Sunday, October 23, 2016 - 22:14
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

AK Parti'nin millete hizmet davasında gönül ve emek veren ancak bugün toplantıda olmayanlara şükranlarını sunan Yıldırım, partiye hizmet edip ebediyete intikal edenlere de Allah'tan rahmet diledi. Yıldırım, toplantıyı 15 Temmuz darbe girişiminin gölgesinde, şehitler ve gazilerin hüznü yanında şanlı direnişin yol göstericiliğinde gerçekleştirdiklerini söyledi. 15 Temmuz'da ve ülkenin bölünmez bütünlüğü için sınır boylarında hayatını seve seve vatan için veren bütün şehitleri rahmetle anan Yıldırım, şehitler için salondakileri Fatiha okumaya davet etti.

241 kahraman şahadete yürüdü

Darbe girişiminde 241 kahramanın vatan, millet, bayrak ve istiklal için şehadete yürüdüğünü ifade eden Yıldırım, bütün şehitlerin isimlerini toplantıda zikretmek istediğini ama bunun mümkün olmadığını söyledi. 15 Temmuz şehitlerinden Halil Kantarcı'nın çocuk yaşta 28 Şubat zindanlarına düştüğünü, idamla yargılandığını ve her fırsatta şehadeti arzuladığını ailesine söylediğini anımsatan Yıldırım, Kantracı'nın darbe girişimi esnasında hiç tereddüt göstermeden 3 küçük çocuğunu öperek köprüye çıktığını, sosyal medyadaki son mesajının milli iradenin muhteşem sembolü ezan-ı Muhammedi olduğunu aktardı. Başbakan Yıldırım, Kantarcı adına uyarlanan "Kahpe uzaktan atar meydanda Halilim yatar. Sanma yiğitler biter aslan be Halil Kantarcı. Kapkara saçlarına, kan düşmüş uçlarına. Bedirden dostlarına seslen be Halil Kantarcı" mısralarını okurken duygulandı.

Ölmek var dönmek yok

Şehit Erkan Yiğit'i rahmetle yad eden ikiz kardeşi Volkan Yiğit ve tüm ailesine selamlarını gönderen Yıldırım, şehit Yiğit'in şehadetinden dakikalar önce "Ölmek var, dönmek yok' diyerek yola çıktığını dile getirdi. Yiğit'ten geriye kalan "Varsın zulüm bütün dünyayı sarsın, varsın sevinçler başka bahara kalsın, madem ki ölüm bir kere gelecek o da neden Reis için olmasın" dizelerini okuyan Yıldırım, Ankara Hukuk Fakültesinden diplomasını bir şehit olarak alan Yasin Naci'ye de rahmet diledi. Darbe girişimi esnasında oğluna telefon edip "Oğlum harekete geçin" talimatı veren Güneydoğu gazisi Ayhan Avcı'ya selam ve saygılarını sunan Yıldırım, Avcı'nın oğlu Mustafa'yı da rahmetle yad etti.

Mekanlarınız cennet olsun

Yıldırım, 15 Temmuz şehitleri İlhan Varank, Mustafa Cambaz, Albay Sait Ertürk, Astsubaylar Ömer Halisdemir, Bülent Aydın, polisler Zeynep Sağır, Selda Güngör, Kübra Doğanay, Demet Sezen, Cennet Yiğit, Gülşah Güler ve ismini sayamadığı ancak kalbinde taşıdığı kahramanları minnet ve hürmetle selamladı. Başbakan Yıldırım, terörle mücadele ederken şehit olan kahramanları da unutmadıklarını, onları bu şehadetten ayrı tutmadıklarını belirterek, Yüzbaşı Özgür Çelik, Uzman Çavuş Murat Özer, polisler İlhan Güleç, Hüseyin Cengiz, Yaşar Polat, korucu Hasan Gündüz ve diğer tüm şehitlerin mekanlarının cennet olmasını diledi.

Hiç ama hiç unutmayacağız

Bir ismi özellikle anmak istediğini vurgulayan Yıldırım, "O isim Erol Olçok. Zira ilk kez istişare ve değerlendirme toplantımızı, şehit Olçok olmadan gerçekleştiriyoruz. Bundan önceki 24 toplantının tamamında, hazırlığında, toplantı sırasında bizimle beraberdi. Onun ve gencecik oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un isimlerini hiç ama hiç unutmayacağız. Rabbim onları da cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin." diye konuştu.

Demokrasi ve Özgürlük Günü

Yıldırım, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi, milletvekilleri, genel merkez yöneticileri ile kadın ve gençlik kollarının üyelerinin gerek Meclis'te gerek meydanlarda gerekse yollarda, Türkiye'yi kahramanca savunduğuna işaret etti. Ankara'nın Kazan ilçesinin adının "Kahraman Kazan" olarak değiştirilmesi ve 15 Temmuz'un "Demokrasi ve Özgürlük Günü" olarak kutlanması ve tatil olması yönündeki kanun teklifinin, komisyonda kabul edildiğini hatırlatan Yıldırım, teklifin önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulunda yasalaşacağını bildirdi.

Kahraman Kazan

Böylece Kazan ilçesinin isminin, "Kahraman Kazan" olarak değişeceğine işaret eden Yıldırım, 15 Temmuz'un da tatil olacağını ve her yıl şehitlerin ve gazilerin yad edileceğini söyledi. "Kazan ilçesine böyle bir unvanın, böyle bir payenin verilmesi asla diğer ilçelerimizi unuttuğumuz anlamına gelmesin." diyen Yıldırım, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere her ilçenin, her ilin o gece yiğitçe, kahramanca bir direniş gösterdiğini hatırlattı.

Kararlılıkla ilerleyeceğiz

Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü, "Kazan, darbenin merkez üssü olması ve yapılan acı katliam nedeniyle sembol oldu ancak hiçbir ilçemiz diğerinden daha az fedakar değildir. Hiçbir şehidimiz, hiçbir şehit ailemiz, 15 Temmuz olsun, terörle mücadele olsun, diğer şehitlerimiz olsun, birbirinden asla daha az değerli değildir. Gazilerimiz de aynı şekilde. Milletvekillerimiz, parti yöneticilerimiz, teşkilat mensuplarımız aynı şekilde. Hepimiz, gücümüz ve imkanımız nispetinde bu vatan için mücadele ettik. Mücadele etmeye devam ediyoruz. Rabbim içimizden bazılarını şehadetle bazılarını gazilikle onurlandırdı. Onlara minnet ve hürmet duygularımızı hiç kaybetmeyeceğiz. Şehit ve gazilerimizin aydınlattığı yolda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz."

Milli mücadelenin sembolü

Toplantıyı gerçekleştirdikleri Afyonkarahisar'ın önemine dikkati çeken Yıldırım, "Bu güzel şehir, milli mücadelenin sembol şehridir. İstiklal mücadelemizin, zafer yürüyüşümüzün taç giydiği şehirdir. Bağımsızlığa, Cumhuriyet'e Afyon'dan yürüdük. Afyon aynı zamanda AK Parti için de çok önemli bir şehirdir. Millete hizmet yolunda çıktığımız AK Parti hareketi Afyon'dan başladı. AK Parti kadroları millete hizmet aşkıyla 2001 yılında bu güzel şehirden yola çıktı. AK Parti kadrolarıyla Afyonumuzun ilelebet sürecek ve hiç bitmeyecek bir gönül bağı vardır. Şimdi önümüzdeki hafta, 29 Ekim'de milletçe, büyük bir coşkuyla Cumhuriyetimizin 93. yıl dönümünü kutlayacağız." ifadelerini kullandı.

Afyonkarahisar çok önemli

Yıldırım, Afyonkarahisar'da verilen kurtuluş mücadelesinin, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in kuruluş yolunu açtığını dile getirerek, şunları kaydetti:

 

"1921'de düşman kuvvetleri Afyon'u da geçerek, Polatlı'ya kadar gelmişlerdi. Polatlı'dan atılan topların sesleri Ankara'dan duyulur hale gelmişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi işte o top seslerinin altında hiç korkmadan, hiç çekinmeden, geri adım atmadan görevini yapmıştı. Gazi Mustafa Kemal, ordunun başına bizzat geçerek, Sakarya'da düşmanı durdurmuş, ordumuz düşmanın Afyon'a, oradan da İzmir'e çekilmesini sağlamıştı. Burada özellikle şu hususu vurgulamak isterim; Türkiye Büyük Millet Meclisi, Gazi Meclis, milletin göz bebeğidir, istiklalimizin teminatıdır. Aynı şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri de milletimizin göz bebeğidir, peygamber ocağıdır, o da vatan savunmasının en büyük dayanağıdır. Ancak şu ayrımı asla unutmamalıyız, Türk Silahlı Kuvvetleri, Kurtuluş Savaşı'nda, Cumhuriyet'in kuruluşunda ve sonrasında olduğu gibi Türkiye Büyük Millet Meclisinin emri altındadır. Eğer bir kişi, bir zümre, bir grup, Türkiye Büyük Millet Meclisine el uzatıyorsa, silah doğrultuyorsa o asker Türk askeri değildir. Neden? Çünkü silahını emir alacağı yere doğrultmuştur, silahını Cumhuriyet'e karşı doğrulmuştur. Silahını Gazi Mustafa Kemal'in mirasına, onun hatırasına doğrultmuştur. Mehmetçik millete silah çekmez, millete silah çeken Mehmetçik değildir, asker kılığı içerisinde teröristlerdir. Bunlarla askerlerimizi asla birbirine karıştırmamalıyız."

Siz kimsiniz yetkiyi kimden aldınız

Mehmetçiğin yerinin, "1921'de Polatlı'dan Ankara'yı tehdit eden düşmana karşı olan nokta" olduğunu belirten Yıldırım, "Bunu sadece 15 Temmuz darbecileri için söylemiyorum. 93 yıl içinde Gazi Meclis iradesine, milli iradeye göz diken herkes, bu aziz milletin değil milletin düşmanlarının yanında olmuştur. Ne demek milletin meclisine silah doğrultmak, bomba atmak? Siz kimsiniz, bu yetkiyi nereden, kimden aldınız? Türkiye Büyük Millet Meclisine, cumhurun başkanına, onun hükümetine, milletin vekillerine kim el uzatırsa cevabını Sakarya'daki gibi, 15 Temmuz'daki gibi alacaktır, almıştır." şeklinde konuştu.

Demokrasimiz güçlendi

AK Parti olarak görevi devraldıklarında Cumhuriyet'in 79 yaşında olduğunu anımsatan Yıldırım, "Biz AK Parti iktidarı olarak 14 yıl içerisinde 79 yıllık birikimin üzerine iki kat, üç kat, bazı alanlarda 10 kat daha birikim ekledik ama en önemlisi Cumhuriyetimizi cumhurla bir araya getirdik. Demokrasimizi güçlendirdik, devletle milleti kucaklaştırdık. Tüm vesayet kurumlarına  karşı kararlı bir mücadele verdik. Çok şükür bu mücadeleden de büyük bir zaferle çıktık." diye konuştu.

Toplantılar yasaklandı

Ankara Valiliğinin güvenlik nedeniyle 30 Kasım'a kadar toplantı ve gösteri yürüyüşlerine kısıtlama getirdiğini anımsatan Yıldırım, "Bunun tek gerekçesi var, milletin güvenliği. Şimdi CHP'den bazıları 'AK Parti 29 Ekim kutlamalarını, 10 Kasım anmasını engellemek için böyle bir karar aldı' diye milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar. Allah aşkına, bizim Cumhuriyet, cumhura sevgimizi siz mi sorgulayacaksınız ya da ölçecek kalibrede misiniz? Cumhuriyet hamasetle büyümüyor. Cumhuriyet çalışmakla, üretmekle, millete hizmetle büyür." ifadelerini kullandı.

Hasımlar darbeyi büyüttü

 

CHP'nin 93 yılda yaptıklarını ve AK Parti'nin 14 yılda yaptıklarını karşılaştıran Başbakan Yıldırım, "Bir tarafta yoksulluk, sefalet, baskı, zulüm, milleti yok sayma, milletin değerleriyle kavga var. Diğer tarafta AK Parti tarafında emek var, iş var, hizmet var, refah var ve vesayetle mücadele var. AK Parti Cumhuriyeti büyüttükçe, hasımları da darbeleri büyüttü." değerlendirmesinde bulundu. PKK, FETÖ ve DEAŞ'ın ortak yanının, "AK Parti'nin kutlu yürüyüşünü durdurmak" olduğuna işaret eden Yıldırım, durmadan ve gururla bu kutlu yürüyüşü sürdüreceklerini söyledi.

Hedeflerimize ulaşacağız

Terör örgütlerinin tamamını etkisiz hale getirerek, Türkiye'ye 2023, 2035, 2050 hedeflerine çok farklı bir şekilde ulaştıracaklarını dile getiren Yıldırım, şöyle konuştu: "2007 yılında cumhurbaşkanı seçeceğimiz zaman vesayet odakları hemen devreye girdiler. 'Size cumhurbaşkanı seçtirmeyeceğiz' dediler. Hatırlayın, anamuhalefet partisi o günlerde bu vesayet odaklarının başını çekiyordu, onlara lojistik destek veriyordu. Anamuhalefet partisi 367 icadıyla Meclis'te cumhurbaşkanının seçilmesini engelledi. Ama AK Parti boyun eğmedi. Dedi ki 'Her sonunun çözümü vardır, çözüm millettir' ve millete gittik, vekillerin seçemediği cumhurbaşkanının millet doğrudan seçilmesini sağladı. 2014'de millet sandık başına gitti, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı cumhuriyetimizin doğrudan seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olarak o kutlu makama oturttu. 2007'de yapılan bu reform sistemdeki tıkanıklığı açmaya yönelik bir çözümdür."

Yeni bir sisteme ihtiyaç var

Başbakan Yıldırım, AK Parti'nin kurulduğu ilk andan itibaren Türkiye'nin yeni bir anayasaya ve yeni bir sisteme ihtiyacını çok açık bir şekilde dile getirdiklerini, bunu dile getirenin sadece AK Parti olmadığını, bütün partilerin her seçim öncesi vaatlerinde anayasa değişikliği, yeni anayasa konusunda vatandaşa taahhütte bulunduğunu hatırlattı. Darbe ürünü mevcut anayasanın Türkiye'nin ihtiyacını görmediği, büyüme kabiliyetini daralttığını her fırsatta ifade ettiklerini anlatan Yıldırım, Türkiye'yi yeni, katılımcı, demokratik, insan merkezli bir anayasayla buluşturmanın mücadelesini vermeye devam ettiklerini vurguladı. Yıldırım, özellikle 2011'den itibaren yeni bir anayasa yapmak için attıkları adımların muhalefetin isteksizliği ve direnci nedeniyle bir sonuca ulaşmadığına dikkati çeken Binali Yıldırım, uzlaşmak için bir çok fedakârlıklarda bulunduklarının altını çizdi.

MHP’nin tavrı takdire şayan

15 Temmuz gecesi yaşananların, mevcut anayasa ve sistemin açıklarının doğurduğu bir tehlikeyi tekrar gündeme getirdiğini belirten Yıldırım, şöyle devam etti: "İçeride darbe girişimi ve terör gibi tehditler yaşarken, hemen yanı başımızda Irak'ta, Suriye'de bizi çok yakından ilgilendiren gelişmeler olurken sorun üreten bir anayasa var, sorun üretene bir sistemle yolumuza artık devam edemeyiz. AK Parti inşallah grubumuz olarak hazırladığımız anayasa değişiklik taslağını en kısa zamanda Meclis'e getireceğiz. MHP'nin, devletin ve ülkenin karşı karşıya olduğu sorunu görüp meseleye milletin son noktayı koyması yönündeki yaklaşımı doğrusu takdire şayandır. MHP, başkanlık sistemine karşı olabilir, parlamenter sistemin devamını da istiyor olabilir ancak kararı millete bırakmak gibi son derece önemli, son derece milli bir yaklaşım sergilemiştir."

Yiğit yarasına katlanır

Konuşmasında "Yiğit yarasına yiğit katlanır. Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Bir el bir eli yıkar, iki el yüzü yıkar" sözlerinden örnekler veren Başbakan Yıldırım, meseleye milletin son noktayı koymasını istedi.  Cumhurbaşkanının millet tarafından seçilmesiyle beraber her şeyin değiştiğini dile getiren Başbakan Yıldırım, "Her ne kadar mevcut anayasa, cumhurbaşkanını 'sorumsuz' diye tanımlasa da halkın yüzde 52 desteğini almış cumhurbaşkanının fiilen siyasi sorumluluğu vardır. Bu siyasi sorumluluk millete karşı çok önemli bir taahhüttür. O yüzden biz başından beri diyoruz ki 'mevcut durumu anayasaya uygun hale getirelim.' Yani, mevcut duruma göre yeni anayasayı yapalım, sistemdeki tıkanıklığı da ortadan kaldıralım." dedi.

Millet ne derse o olur

Yıldırım, MHP'nin, başkanlık sistemi konusunda görüşü farklı olmasına rağmen meseleye parti çerçevesinde bakmaması ve Meclis'te çözülemeyen bu sorunun millete götürülmesi yönündeki irade beyanının fevkalade isabetli olduğunu ifade etti. "Biz bunu görüyor ve buna göre gerekli adımları da atıyoruz. Diyoruz ki millet ne derse o olsun. Milletin verdiği kararın karşısında boynumuz kıldan incedir. Kimse milletten korkmasın, milletin kararından korkmasın, milletin önünden kaçmasın." diyen Yıldırım, CHP'ye de çağrıda bulundu. Yıldırım, "Gelin, millete birlikte gidelim. Biz, Genel Kurul'da 367'nin üzerinde bir kabul olsa bile millete gitmeye söz verdik. Gelin bu şerefe, bu önemli karara siz de katılın, siz de bu kararın içerisinde olun. Milletin karşısına çıkalım, tezlerimizi savunalım, milletin verdiği karara da saygı duyalım." diye konuştu.

Bu iş milletin işidir

Sistem tartışmalarının geride bırakılması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, "Başkanlık meselesi, sistem, yeni anayasa meselesi ne Recep Tayyip Erdoğan'ın ne de AK Parti'nin meselesidir. Bu iş milletin işidir, ülkenin işidir, devletimizin, milletimizin beka meselesidir. Sistem tartışmalarını artık geride bırakalım, önümüze bakıp geleceğe odaklanalım, yapacağımız hizmetleri zaman kaybetmeden gerçekleştirelim. Demokraside her sorunun çözüm yeri millettir, sandıktır." değerlendirmesini yaptı.

Bizim hedefimiz çok net

Millete gidilirse demokrasinin daha da güçleneceğini, ülkenin, milletin ve milli iradenin kazanacağını dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti: "AK Parti olarak hedefimiz çok net. Sonuna kadar demokrasi, sonuna kadar özgürlük, sonuna kadar kalkınmış, müreffeh büyük Türkiye'dir. Bizler milli iradenin neferleriyiz, millet emreder, biz yaparız. Milletimizin değerleri AK Parti'nin değerleridir. Milletin kaderiyle AK Parti'nin kaderi aynı noktada bütünleşmiştir. 79 milyonun kardeşliğine, eşitliğine inanıyoruz ve sahip çıkıyoruz."

AB’ye üye olmaya hakkımız var

Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik yolunda önemli reformların AK Parti iktidarları döneminde gerçekleştirildiğine dikkati çeken Başbakan Yıldırım, AK Parti hükümetlerinin her zaman reform ve dönüşüm hükümetleri olduğunu belirtti. AB reform sürecinin her zaman gündemlerinde öncelikler arasında yer aldığını ve almaya devam edeceğinin altını çizen Yıldırım, şunları söyledi: "Biz bu süreci demokrasimizin gelişmesi için ve ülkemizin kalkınması için bir fırsat olarak gördük. Türkiye tarih boyunca hep güçlü bir Avrupa devleti oldu. Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar, Akdeniz, Karadeniz boyutları yanı sıra her zaman Avrupa'nın güçlü bir müttefiki olduğumuz bir gerçektir ve yaklaşık 100 yıldır güçlü Avrupa demokrasisine de sahibiz. 15 Temmuz gecesi halkımız ne derece yüksek bir demokrasi bilincine sahip olduğunu bütün dünyaya göstermiştir. Bugün Türkiye, Avrupa'nın dışından değil içinden konuşan bir ülkedir. Avrupa'nın geleceğinde söz sahibi olan en güçlü devletlerden biriyiz. Pek çok Avrupa ülkesinden daha üstün standartlara sahibiz. Bu nedenle objektif kriterler açısından Türkiye aslında pek çok ülkeden daha fazla AB'ye üye olma hakkına sahiptir. Ayrıca AB, son göç krizi gibi ağır bir insani ve siyasi krizi sadece Türkiye ile iş birliği yaparak çözebilmiştir. Bu ve benzeri konular işbirliğimizin potansiyelini göstermektedir. Türkiye ile ilgili konular artık Türkiye'nin meselesi olmaktan çıkmış, AB'nin nasıl bir gelecek beklediğini göstermektedir."

Ağır darbeler vurdu

Son dönemde PKK'ya ağır darbe vurulduğunun altını çizen Yıldırım, "Çünkü PKK terör örgütü bölgede halkı canından bezdirdi. Güneydoğu'da esnaftan zorla, baskıyla vergi adında şantaj paraları topluyor, bölgeye yatırımları engellemeye çalışıyor, iş makinelerini yakıyor idi. Okulları yakarak yavrularımızın eğitimini engelliyordu, mahalle ve sokakları bombalarla doldurarak ateş çukurlarına çevirmişti. Bundan da en çok yöre halkı zarar görüyordu. Nice anneler evladını, evlatlar da anne ve babalarını kaybediyor, aileler huzura hasret kalıyordu. Ama herkes bilmelidir ki hiçbir şey artık eskisi gibi değil, asla olmayacaktır." ifadelerini kullandı.

Müsamaha göstermeyeceğiz

"Bölgede yaşayan Kürt kardeşlerimizi örgütün insafına asla terk etmeyeceğiz." diyen Başbakan Yıldırım, örgütün yöre halkı üzerinde kurduğu korku çemberini kırdıklarını ve kırmaya da devam edeceklerini söyledi. Kürt kökenli vatandaşlarla bağları güçlendireceklerini ve örgüte hak ettiği dersi vereceklerini dile getiren Yıldırım, iyi niyetlerini kullanan PKK'nın asla müsamaha göremeyeceğini vurguladı.

PKK’ya prim vermiyorlar

PKK'nın kırsaldaki eylemlerini de bitireceklerini ve teröre yaşam hakkı vermeyeceklerini dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti: "Terör örgütüne destek veren belediyelerin yönetimlerini değiştirdik, bundan sonra da aynı desteği veren bütün belediyeleri değiştirmekten asla tereddüt etmeyeceğiz. Böylece belediyelerden terör örgütüne akan paraları durdurmuş olduk. Bölgedeki aşiretler, terörün bitmesi konusunda artık daha kararlı, seslerini daha fazla yükseltmeye başladılar ve aşiretler sahaya indiler. Bir kez daha gördük ki vatandaşlarımızın 'PKK' diye bir sorunu var. PKK'nın asla 'Kürtler' diye bir sorunu yok. Devlet-vatandaş kaynaşmasıyla evelallah bu sorunun da üstesinden geleceğiz. Vatandaşlarımız tamamen devletinin yanındadır. Bugün artık yöre halkı terör örgütü PKK'ya alan açmamaktadır, prim vermemektedir. Buradan terör mağduru bölgede yaşayan vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu, sonuna kadar yanında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ilan ediyorum."

Canla başla çalışıyoruz

Terörün bölgede meydana getirdiği yıkımları ortadan kaldırmak için Hükümetin canla başla çalıştığını bildiren Yıldırım, yıkılan 36 bin konutun yapılması için çalışmalara başladıklarını duyurdu. Yıldırım, altyapı faaliyetlerinin de sürdüğünü bildirerek, bölgedeki tarihi mekanları ihya etmek için çok hızlı şekilde çalıştıklarını bildirdi. Gençleri dağa götüren örgütün planlarını bozacaklarını vurgulayan Yıldırım, gençlerin daha güzel bir geleceğe hazırlanmaları için eğitim ve sosyal içerikli programları hayata geçirmeye başladıklarını ifade etti.

 

CHP ile kampanya yaptılar

Yıldırım, "17 Aralık, bir paralel örgüttür diye Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız çıkıp bas bas bağırdığı zaman, 'kanımın son damlasına kadar bu örgütle mücadele edeceğim' dediği zaman, maalesef diğer siyasi partiler duymazdan geldi. Aksine 'AK Parti'nin yolsuzlukları örtbas etmek için böyle bir yola başvurduğunu' hep söyledi." ifadelerini kullandı. 2014 yerel seçimlerinde İzmir'deki belediye başkanlığı aday kampanyasını anımsatan Yıldırım, FETÖ'nün ablaları ve abilerinin nasıl CHP ile beraber kampanya yaptıklarına, sandık başlarını tuttuklarına bire bir şahit olduğunu anlattı. Yıldırım, o günlerde CHP'nin bazı milletvekillerinin açık açık, FETÖ ile partisinin nasıl sıkı ilişki içerisinde olduğunu ifade ettiklerini ve bu nedenle partisiyle yollarını ayırdıklarını unutmadıklarını vurgulayarak, "Bize, FETÖ ile en büyük mücadeleyi yapan, FETÖ'den en fazla zarar gören AK Parti'ye laf edeceklerine, kendi işlerine baksınlar ve orada gerekli FETÖ temizliğini yapsınlar." diye konuştu.

 
Anahtar Kelimeler:AK, Parti, Genel, Başkanı, Başbakan, Binali, Yıldırım, ilimizde, düzenlenen, “Mi,
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 493
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Siyaset Haberleri
Ziyaretçisi bitmiyor
İYİ Parti’ye geçen Belediye Başkanları iddialı konuştu; Afyon İYİ olacak
Türkiye artık bedel ödemeyecek

Türkiye artık bedel ödemeyecek
İYİ Parti’ye Erdal Gümüş
Eşitsizlik perçinlenir
Bal ormanları kuracağız
İlçe kongreleri tamamlandı
Diğer Başlıklar

ACIRSANIZ ACINACAK HALE GELİRSİNİZ
Yer bilimleri calısması yapılmalı
İNSANLARA TEMİZ SU VERELİM
AFYON BELEDİYESİNE ÖDÜL
İĞNEYİ KENDİMİZE...
Ziyaretçisi bitmiyor
Kendi isteğimle ayrılıyorum
Şuhut vefa diyecek
BİLAL KÖSEOĞLU DÜDÜK ÇALACAK
FERHAT'A BÜYÜK SÜPRİZ
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Fatih SUSUZ
ALIŞTIK GALİBİYETLERİNE…!
İlimizi Profesyonel ligde temsil eden veuzun zaman...
Ahmet SARLIK
SPORU YÖNETİCİLER YANLIŞ YÖNETİYOR
Spor’da alt yapının önemi çok b&...
Gökhan Kocaaslan
GEREKENİ YAPIN SOLAK HOCAM
Aslında birkaç haftadır İl dışı programları...
Mustafa Özkal
ZAPTA GEÇSİN EFENDİM
"OKUMAK"ALFABEYİ SÖKENHERKESİN HARCIOLSAYDI E...
M.Emin Güzbey
ÖNCE KISACA ANLATALIM HABERAL HOCAYI...
    Mehmet Haberal. 73 yaşında. Ya...
Ahmet Işık
Bu sese kulak verelim
  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih ...
Ali KÜÇÜKKARTAL
YERLİ OTOMOBİL
  Her konuda üretim her konuda millilik...
Hüseyin ÖZHARPUTLU
MİLLİ EĞİTİM
Öğretmenlerin maalesef, müfredat gereğio...
BAHRİ BAKAÇ
‘’ Hakkımızı İSTİYORUZ ’’
‘’Dünya benim ülkem, insanla...
YAMAN TÖRÜNER
CUMHURİYETİN İLK BASIN DAVALARI
  Cumhuriyet tarihimizin ilk basın davası, ...
Rabia Güzbey
ÖNCE TÜRKİYE'YE VEFA
Bugün ele almak istediğim başka bir konuvardı...
SAYGI ÖZTÜRK (Konuk Kalem)
MENZİL TARİKATI SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TEMİZLENİYOR
Sağlık Bakanlığı, doktor olmayanların hastane y&o...
YAVUZ DONAT
Sıcak gündem
Uzatmalı Kurban Bayramı bitti...&nb...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:5607:3612:5315:3217:5219:20

Sunday, November 19, 2017
Tarihte Bugün
1990 - Avrupa Güvenlik Ve işbirliği Konferansı (AGİK) Paris Sözleşmesi
1949 - İstanbul Radyosunun Yayına Başlaması
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0.89